Uzmanlara Neden Güvenelim

Article by Lipton Matthews
Şubat 11, 2021
Uzmanlara Neden Güvenelim

COVID nedenli kapanmalara karşı çıkan herkesi “bilim karşıtı” olmakla suçlamak artık sıradan hale geldi. Yayınlanmış bilimsel çalışmalar genelde başvurulan önkapanma tezinin yanlış olduğunu öne sürse de bu tür uygulamalarda ısrar ediliyor. kapanma karşıtı duruşu destekleyin.

Gerçek bilimsel kanıtlara dayanmasa veya bu dayanaklar zayıf olsa bile, uzmanların politik açıdan popüler tarafta yer almasının sosyolojik, ekonomik ve kültürel nedenleri vardır.

Uzmanlar Taraflı Davranır ve Herkes Gibi Önce Kendilerini Düşünürler

Zekâları ve uzmanlıkları nedeniyle çoğu zaman uzmanları dinlemeye teşvik edilmemize rağmen, onların beyanlarına şüpheyle yaklaşmamız için sağlam nedenler vardır.

İnanç, kişinin toplumdaki duruşunu göstermek suretiyle sosyal bir işleve hizmet eder. Bu nedenle, seçkin çevrelerdeki statülerini korumak için, yüksek eğitimli uzmanlar yanlış görüşlere taraftar olabilirler, çünkü bunu yapmak onlara bazı avantajlar sağlayabilir. Politik açıdan popüler bir bakış açısını reddetmek, kişinin kariyerine zarar verebilir. Üst sınıf profesyoneller, çalışan insanlardan daha fazla statü kazanma olgusuna yatırım yaptıklarından, hakikatin peşinde koşmak uğruna yanlış inançlarını bir kenara atmalarını beklememeliyiz. Boykot kültürü bize, elit kişilerin dünya görüşünü desteklemenin karar vericiler için gerçeklerden daha önemli olduğunu öğretmiştir.

Öyleyse, ulusal sorunları çözmekten daha çok öncelikle elit kişilerin gönüllerini almayı tercih eden uzmanları neden dinlemeliyiz? Bazıları öyle düşünmenizi istese de – uzmanlara karşı gelmek, bilimsel gerçeği önemsediklerini gösteren çok az kanıt olduğu düşünüldüğünde, bilime saldırı değildir. Gelin kendimizi kandırmayalım. Etkili konumlarını kaybedip kaybetmemek, kudretli ofisleri işgal eden insanların pek ilgi alanlarına girmez, hattı zatında onlar, profesyonel veya entelektüel itibarlarını tehdit eden görüşleri minimize etmeye çalışırlar. Sonuç olarak, etkili bürokratların gerçeğe değer vermesini beklemek akıllıca değildir. Bir bürokrat için gerçek, yalnızca aydın kesimin herhangi bir zamanda vardığı fikir birliğidir.

Dikkate değer olan diğer bir nokta da, zeki insanların kendi yanlı duruşlarını belirleme konusunda daha az yetenekli olmalarıdır. Gelişmiş ve yüksek bilişsel seviyeleri sayesinde, zeki insanların saçma sapan şeyleri akla uygun hale getirmeleri daha kolaydır. Uç varsayımları doğrulayabilmek için çok fazla beyin gücü gerekir, bu durum, son derece zeki insanların (özellikle “sözel konularda daha yetenekli”) uç fikirleri ifade etme konusuna neden daha yatkın olduklarını açıklayabilir. Kültürümüzün uzman görüşlerine büyük bir inancı vardır, ancak kanıtlar bu güvenin temkinli bir yaklaşımla yumuşatılması gerektiğini gösteriyor. İster uzman ister politikacı olsun, zeki insanların akılcılık üzerinde bir tekeli yoktur.

Kuşkusuz, zeka, tarafsız düşünmenin önünde bir engel görevi görebilir. Zeki insanlar argümanlar oluşturma konusunda ustadırlar, bu nedenle zorlayıcı girdilere maruz kaldıklarında bile, aynı derecede sürükleyici karşı tezler üretebilirler. Zeki insanlar, savlarını desteklemek için uzun çalışmalara ihtiyaç duymadan rakipleriyle tartışmaya girebilirler. Bu nedenle, şurası açıktır ki, ortalama insanlara göre daha akıllı oldukları için uzmanların önerileri daha yüksek bir standartta tutulmalıdır.

Zeki bir kişinin, kendi fikirlerini destekleyen tutarlı argümanlar üretme kapasitesi oldukça etkileyici olabilir ve bu durum yalnızca kendisini sağlama alma konusunda ona fayda sağlayabilir. Örneğin, iklim değişikliği alanında uzmanlar, söz konusu önerilere ilişkin yalnızca bir fikir birliğinin olduğunu öne sürdüler, bunun dışında verilerle desteklenmiş tutarlı bir noktadan söz etmediler. Örneğin, yenilenebilir enerjinin geniş çaplı kullanımının teşvik edilmesi, çalışmalar tersini söylese de, genellikle sürdürülebilir bir iklim stratejisi şeklinde lanse ediliyor.