COVID-19 ve Kitlesel Histerinin Politik Ekonomisi

Article by Philipp Bagus
Ocak 27, 2021
COVID-19 ve Kitlesel Histerinin Politik Ekonomisi

Öz

Bu makale ile, kitlesel histerinin politik bir ekonomisinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. COVID-19 ve etkileri ile ortaya çıkan kitlesel histeri incelenecektir. Kitlesel medya aracılığıyla tekrar tekrar yayılan olumsuz bilgiler, nosebo etkisi ve kitlesel histeri şeklinde halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Devletle bağlantılı kitlesel ve dijital medya COVID-19 krizi sırasında olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Sonuç olarak ortaya çıkan kitlesel histeri, sağlık önerlerine uymayan devletlerin hatalı politikalar izlemelerine katkıda bulunmuştur. Kitlesel histeri, minimal devlet toplumlarında meydana gelebiliyor olsa da, bu devletlerde, dokunulmaz özel mülkiyet hakları gibi, kendi kendini düzelten mekanizmaların ve ortaya çıkan zararın sınırlarının var olduğu ortaya konmuştur. Bununla birlikte, olumsuz bilgilerin yetkili bir kaynaktan gelmesi, bu bilgilerin sosyal ağlarda birçok kanaldan paylaşılması ve medyanın siyasallaşması kitlesel histeriyi ağırlaştırmakta ve kendi kendine büyüyen bir hale getirmektedir. Sonuç olarak, kitlesel histerinin olumsuz uzun vadeli etkileri devletlerin boyutuna bağlı olarak ağırlaşmaktadır.

Anahtar kelimeler: kitlesel histeri; nosebo etkisi; bulaşıcı hastalık; kitlesel medya; sosyal medya; toplumsal sağlık; hukuk ve ekonomi; politik ekonomi; ortakfikir; korku kültürü; duygusal bulaşma; endişe; politika hataları; Covid-19

Abstract

In this article, we aim to develop a political economy of mass hysteria. Using the background of COVID-19, we study past mass hysteria. Negative information which is spread through mass media repetitively can affect public health negatively in the form of nocebo effects and mass hysteria. We argue that mass and digital media in connection with the state may have had adverse consequences during the COVID-19 crisis. The resulting collective hysteria may have contributed to policy errors by governments not in line with health recommendations. While mass hysteria can occur in societies with a minimal state, we show that there exist certain self-corrective mechanisms and limits to the harm inflicted, such as sacrosanct private property rights. However, mass hysteria can be exacerbated and self-reinforcing when the negative information comes from an authoritative source, when the media are politicized, and social networks make the negative information omnipresent. We conclude that the negative long-term effects of mass hysteria are exacerbated by the size of the state.

Keywords: mass hysteria; nocebo effects; contagion; mass media; social media; public health; law and economics; political economy; groupthink; culture of fear; emotional contagion; anxiety; policy error; COVID-19

1.Giriş

Halk sağlığı sistemi refah devletlerinin hayati bir parçasıdır. Çoğunlukla hafife alınsa da modern refah devletlerinin temel amaçlarından biri halk sağlığını geliştirmektir. Devletin halk sağlığına pozitif katkı verdiği varsayılır. Bu makalede, kitlesel histeri olgusu ile ilişkisi üzerinden bu varsayım sorgulanacaktır. Devletin kitlesel histeriyi şiddetlendirdiği ve bunun halk sağlığı için olumsuz sonuçlara yol açtığı savunularak, modern devletin bu olgunun gelişmesi ve yayılması üzerindeki etkisi analiz edilecektir. Kitlesel histerinin politik iktasadının geliştirilmesi, literatürde bulunan aşikar bir boşluğu dolduracaktır. Kitlesel histeri olgusu ile ilişkili psikolojik sorunlar üzerine bir çok aydınlatıcı araştırma mevcuttur. Covid-19 krizinin sonucu olarak, devlet dayatması ile yapılan karantinaların olumsuz psikolojik etkilerini inceleyen birçok araştırma yapılmıştır1,2,3,4. Dijital medyanın ve internetin anksiyete5,6, duygusal bulaşma7,8, anksiyete aktarımı9,10, ve nosebo etkisi11,12 üzerine katkılarını inceleyen çalışmalar da yapılmıştır. Fakat, bildiğimiz kadarıyla, farklı siyasi kurumların ve devletin kitlesel histerinin gelişimini ve yayılmasını nasıl etkilediğini inceleyen herhangi bir araştırma mevcut değildir. Medyanın, bilimin, siyasetin, ve toplumun karşılıklı etkileşimleri konusunda büyük bir araştırma açığı bulunmaktadır1,3. Kitlesel histeri olgusu ile ilgili psikolojiye dayanarak, halk sağlığı açısından önemli kavrayışlar elde etmeyi ve kitlesel histerinin politik ekonomisini geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Makalemizde, çokdisiplinli bir incelemeyle (hukuk ve ekonominin veya sosyolojik ekonominin ötesinde), devletin boyutunun kitlesel histerinin olumsuz sonuçlarını şiddetlendirdiğini göstermekteyiz. Kavramsal bir çerçevede, siyasi kurumlara ve ekonomik ilkelere dayalı karşılaştırmalı politik ekonomiye kamu tercihi yaklaşımını uygulamaktayız. Kitlesel histerinin politik bir ekonomisini geliştirmek, siyasi sistemin, kitlesel histerinin ihtimalini ve gelişimini nasıl etkilediğini inceleyebilmek açısından önem arz etmektedir. Çünkü kitlesel histeri, halk sağlığı açısından trajik sonuçlar ortaya çıkarabilecek yöntem hatalarına yol açabilir. Sınırlı minimal devletlerde kitlesel histerinin olası gelişimi açısından önemli sınırlar bulunsa da, 21. yüzyılın refah devleti ile birlikte duyumcu kitlesel medyanın ortaklığının kitlesel histerinin yarattığı yıkımı arttırması olası gözükmektedir. Bu bağlamda, COVID-19 krizinin açıklayıcı örneği üzerine yorumlarımızı geliştirmekteyiz.

İkinci bölümde, kitlesel histerinin kısa bir tarihçesi sunmaktayız. Bu bağlamda, kitlesel psikojenik hastalıklar üzerine teorik ve ampirik kaynakları da gözden geçirmekteyiz. Takip eden bölümde, nosebo etkisinin önemini göstererek, kitlesel histerinin nasıl geliştiği anlatacak ve bilgi çağında olumsuz bilgilerin ve bulaşıcı anksiyetenin kitlesel histeriye nasıl katkıda bulunduğunu incelemekteyiz. Tartışma bölümünde, serbest piyasa düzeninde kitlesel histeriyi azaltan ve sınırlayan unsurları çözümlemekteyiz. Buna ek olarak, aynı bölümde, bu sınırlayıcı mekanizmaların devlet tarafından sekteye uğratıldıklarının gösterilmesinin yanı sıra devletin, halkı kitlesel histeriye teşvik etmesinin neden muhtemel olduğunu ve bu durumun sebeplerini de incelemekteyiz. Makalemizi, ortak histerinin COVID-19 salgını boyunca, halk sağlığına zarar veren yöntem hatalarına yol açmış olabileceği argümanı ile sonlandırmaktayız. Bu yöntem hatalarının tekrarının önüne geçmek için, kişinin bu makalede geliştirilen kitlesel histerinin politik ekonomisinden haberdar olması gerekmektedir.

2. Kaynak, Tarihçe ve Yöntemler

Bu makale, kitlesel histeri üzerine yapılan vaka çalışmalarına, psikolojik araştırmalara ve karşılaştırmalı politik ekonomi teorilerine dayanmaktadır. Makale, kitlesel histeri ile ilgili ampirik verilere ve halk sağlığı ile bulaşıcı anksiyete üzerine yapılan araştırmalara odaklanmaktadır. Kitlesel histeride nosebo etkisinin payı ve insan zihninin olumsuzluk önyargıları üzerine yapılan araştırmalar incelenecektir. Bu temelde, kitlesel histerinin karşılaştırmalı politik ekonomisi geliştirilecektir. Modern refah devletleri ile sınırlı, minimal devletler, kitlesel histerinin oluşması için gereken şartlar açısından karşılaştırılacaktır. Dikkat edilmelidir ki, refah devleti ve minimal devlet arasındaki bu farklar, özel hukuk toplumlarında devlet bulunmadığından, evleviyetle, modern devlet ile özel hukuk toplumu arasında bir karşılaştırmaya denk gelmektedir14,15,16.

            Kitlesel bir histeri esnasında, bir grubun üyeleri, virüs veya zehir gibi, tehlikeli bir maddeye maruz kaldıklarına inanmaya başlarlar. Birileri doğruluyor diye veya kendi deneyimlerine uygun düştüğü için bir tehdidin gerçek olduğuna kanaat getirirler. Bu tehdit yanılsaması sebebiyle, büyük bir insan kitlesi ortak bir şekilde rahatsızlık duyar. Başka bir deyişle, gerçek veya hayali17 bir tehdit ortak bir anksiyeteye yol açar18. Grup üyeleri kendilerini hasta hissetmeye dahi başlayabilir. Üyeler, diğer insanlara da yayılan, halsizlik, baş ağrısı, boğulma hissiyatı gibi hastalık belirtileri dahi gösterebilirler. Kitlesel histeri fiziksel semptomlara yol açtığında, kitlesel psikojenik hastalık veya salgın histeri olarak adlandırılır. Semptomlara, algılanan tehditin yol açtığı stres ve anksiyete deneyimleri sebep olur19. Kitlesel histeri bulaşıcıdır20 ve hakiki salgınlar esnasında salgını güçlendiren ve büyüten bir faktör haline gelebilir.

            Bildiğimiz kadarıyla kitlesel histerinin politik ekonomisi üzerine kaynak bulunmamasına rağmen, kitlesel psikojenik hastalıklar ile ilgili, belirli vakaların ampirik incelemesi üzerine yoğunlaşan, çokça kaynak bulunmaktadır. Kerckhoff21, bir tesiste zehirli bir böcek inancı sebebiyle çalışanlar arasında yayılan hastalıkla ilgili bir vakayı incelemiştir. McGrath22, kitlesel histeri vakalarını incelerken, tetikleyici bir dramatik olaydan sonra yüksek stres altında bulunan düşük statüdeki bireylerin kitlesel psikojenik hastalıklara daha yatkın olduğunu keşfetmiştir. Schmitt ve Fitzgerald23, işçiler arasında gerçekleşen sekiz farklı kitlesel psikojenik hastalık vakasını incelemiş ve düşük gelir, üstleriyle ilgili memnuniyetsizlik, gerekli desteğin eksik olması, ve açık olmayan iş görevleri gibi unsurların ortalama kayda geçen semptomlarda artışa sebep olduğunu bulmuşlardır. Singer24, herhangi bir toksin olmamasına rağmen kitlesel psikojenik hastalık kurbanlarının gerçekten hasta olduklarını belirtmektedir. Singer, hastalığın fiziksel öncülleri ile birlikte ortaya çıkabiliyor olmasından ve kaynakların yalnızca “saf” kitlesel psikojenik hastalık vakalarını kayda geçirmesinden dolayı  kitlesel psikojenik hastalıkların fark edilenden çok daha sık gerçekleştiğine inanmaktadır.

            Kitlesel psikojenik hastalıklar ile ilgili birçok teori odaklı kaynak da mevcuttur. Pennebaker25, kitlesel psikojenik hastalık ihtimalini azaltmak için anksiyetenin hakiki sebeplerinin ortaya konulmasının gerektiğini savunmuştur. Singer ve diğerleri26, stresin payının altını çizerek, kitlesel psikojenik hastalıkların bir sebebi olan sosyal karşılaştırmanın oynadığı rolü tartışmışlardır. Freedman27, histerinin yayılmasında bulaşmanın, uyumluluğun ve ortaya çıkan normların pay sahibi olabileceğini iddia ederek, kitlesel psikojenik hastalıklara ilişkin bulaşma teorilerini ele almıştır. Stahl28, kitlesel psikojenik hastalıkları anlamak ve açıklamak için etiketleme teorisini, ortaya çıkan normları, ve hastalıkla başa çıkma teorilerini kullanmıştır. Kerckhoff29, kitlesel psikojenik hastalıkların oluşumunda kolektif gerilimin önemini vurgulamıştır.

            Kaynaklar incelenirken görüldüğü üzere, çoğunlukla okulların veya işyerlerinin sınırlı ortamlarında ortaya çıkan kitlesel psikojenik hastalıklar değerlendirilmiştir. Maalesef, daha geniş çapta veya küresel bağlamda kitlesel histeri olasılığıyla ilgili bir çalışma bulunmamaktadır. Fakat, küresel kitle ve sosyal medyanın etkin olduğu dijital çağ, bu olgunun ihtimalini mümkün kılmaktadır. Kitlesel histerinin politik ekonomisi araştırmamız, derinlemesine çalışılmış psikolojik kitlesel histeri olgusundan yararlanmaktadır fakat bu çalışmayı herhangi bir kaynak bulunmayan yeni ve yaratıcı bir bağlamın içine yerleştirmektedir. Daha belirgin olarak tanımlanırsa, araştırmamız, dijital ve küresel bir dünyada politik sistemlerin, kitlesel histerinin olasılığını ve yayılmasını nasıl etkilediğini incelemektedir.

            Algılanan tehdit sebebiyle ortaya çıkan ortak anksiyete gibi kitlesel histerinin ampirik kanıtları, en az Orta Çağ’a kadar dayanmakta30,31 ve modern zamanlarda çok sayıda vakada görülmeye devam etmektedir32,33,34,35. En çok bilinen vakalardan biri Orson Welles tarafından yazılan ve 1938 yılında yayınlanan Dünyalar Savaşı isimli radyo tiyatrosundan sonra ortaya çıkan histeridir. Tiyatroda, dünyaya Marslılar tarafından bir saldırı gerçekleşmektedir. Muhtemelen, aynı yıl imzalanan Münih antlaşmasının endişesi altında bulunan bazı dinleyiciler, iddialara göre, gerçekten Marslılar tarafından saldırıya uğradıklarına inanarak paniğe kapılmışlardır36.

            Daha yeni ve ilginç başka bir vaka ise Portekiz’de yayınlanan televizyon programı Şekerli Çilekler37’in bir bölümünün etkileridir. Programın ilgili bölümünde karakterler ölümcül bir virüse yakalanır. Bölüm yayınlandıktan sonra üç yüzden fazla Portekizli öğrenci hastalanmıştır. Öğrenciler, televizyon programındaki karakterlerin gösterdiği semptomlara benzer semptomlara sahip olduklarını bildirmişlerdir. Bu semptomlar arasında kızarıklıklar ve nefes alıp verirken zorlanma bulunmaktadır. Bu semptomların sonucu olarak, Portekiz’de bazı okullar gerçekten kapanmıştır. Fakat,Portekiz Ulusal Tıbbi Acil Durum Enstitüsü’nün yürüttüğü araştırma, virüsün gerçekte var olmadığını ve semptomların televizyon programını izlerken gelişen anksiyete sebebiyle ortaya çıktığı sonucuna varmıştır. Başka bir deyişle semptomlar kitlesel histerinin bir ürünüdür.

            Yakın zamanda, bir virüsle bağlantılı olarak başka bir kitlesel histeri vakası ortaya çıkmıştır. Eylül 2018 tarihli 203 numaralı Emirates uçuşu sırasında bazı yolcular grip benzeri semptomlar göstermişlerdir38. Diğer yolcular bu semptomları gözlemlediklerinde, onlar da hasta olduklarını hissetmeye başlamış ve paniğe kapılmışlardır. Paniğin ulaştığı nokta sonucu, uçak New York’a vardığında karantina altına alınmıştır. Olaydan sonra yürütülen araştırma sonucunda yalnızca birkaç yolcunun gerçekten mevsimsel gribe veya soğuk algınlığına yakalandığı görülmüştür. Hastalıklar gerçekten kitlesel histerinin ortaya çıkması için ideal zemini hazırlamaktadır.

3.Nosebo Etkisi ve Kitlesel Histerinin Gelişimi

3.1 Nosebo Etkisi

Plasebo etkisine ek olarak “nosebo” etkisi olarak adlandırılan olgunun da varlığı açıkça bilinmektedir39. Plasebo etkisi sebebiyle, kişi bir hastalıktan iyileşeceğine inandığı için iyileşir. Nosebo etkisi altında olan bir kişi ise, tam tersi, hastalanacağına inandığı için hastalanır. Nosebo etkisinin açıkça görüldüğü ilginç ve meşhur bir vaka intihar etmeye çalışan bir adamın vakasıdır40. Şahıs, bir klinik çalışmasının parçası olarak deneysel bir ilaç kullanmaktadır. İntihar etmek için, ilaçtan yirmi dokuz adet yutar ve hayatta kalamayacağını düşünür. Fakat, klinik çalışmada kontrol grubunun üyesi olduğundan, yuttuğu ilaçlar plasebo ilaçlarıdır. Öleceğine inandığı için, şahıs ciddi semptomlar göstermeye başlar ve hastaneye ulaştığında tansiyonu aşırı derecede düşüktür. Nihayet, deneyi yöneten doktor hastaneye ulaştığında, hastaya aldığı ilaçların plasebo ilaçlar olduğunu söyler. Sonuç olarak, şahıs on beş dakika içerisinde iyileşir.

            Nosebo etkisi sebebiyle, hasta olma beklentisi kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet olarak hakiki semptomlara yol açabilmektedir. Böylece, insanlar hasta olacağına inandığı zaman kitlesel bir histeri ortaya çıkabilir. Anksiyete ve korku bu sürece katkı vermektedir41. Gerçekten, 1. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce ortaya çıkan İspanyol Gribi sırasında, panik; hasta insanların sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açtığından dolayı, kitlesel bir histerinin ortaya çıkmasında ve aksi halde gerçekleşmeyecek olan ölümlerde pay sahibi olmuştur42. Korku ve anksiyete bulaşıcıdır, bu sebeple bir grup insan histeriye kapıldığında bu histeri kolayca diğer insanlara yayılabilir43.

            Temelde, sözde-hastalık bulaşmış insanlar yalnızca bilgi ile “tedavi edilebilir.” Böylece, kitlesel bir histerinin sağlık sistemi üzerinde yük olmasının önüne geçilebilir. Makalenin gelecek bölümünde detaylı olarak tartışıldığı gibi, kitlesel bir histeride sorun, hem medyanun hem de devletin, korkunun bulaşmasına ve taraflı bilgilerin yayılmasına aktif olarak katkıda bulunmasıdır. Başka bir ifadeyle, hastanın yuttuğu ilaçların plasebo ilaçlar olduğunu söyleyen doktor hiç bir zaman gelmemektedir.

3.2 Kitlesel Histeri, İrrasyonellik, Önyargılar, ve COVID-19

Histerinin tek etkisi insanların semptomlar üretmesi değildir44. Histeri, ortak olsun ya da olmasın, mağduru olan insanların, histeriden etkilenmemiş diğer insanların muhtemelen irrasyonel olarak değerlendireceği şekillerde davranmasına yol açabilir. Var olmayan veya fazlaca abartılmış bir tehdidin yanılsaması altında, insanlar, yanılsamanın yokluğunda saçma olarak değerlendirilecek şekillerde davranırlar. Buna ek olarak, kitlesel histerideki davranışlar önyargılı olarak değerlendirilebilir. Risk algılaması üzerine yapılan psikolojik araştırmalarda güvenilmez, belirsiz bir dünyada insanların uyguladığı bazı zihinsel kuralların kalıcı ve önemli önyargılar ürettiği ortaya konmuştur. Önyargılı medya kapsamı, tamamlanmamış ve asimetrik bilgiler, kişisel deneyimler, korkular, istatistikleri anlama ve yorumlama yetersizliği ve diğer bilişsel önyargılar çarpıtılmış risk yargılarına yol açar. Risk algıları, tehlikeler haksız, kontrol edilemez, bilinmez, korkutucu, potansiyel olarak yıkıcı, ve gelecek nesilleri etkiler olarak görüldüğü zaman özellikle önyargılı olabilir45,46. Kitlesel bir histeride insanların davranışlarını “irrasyonel” veya “önyargılı” olarak yargılamak bu makalenin esas amaçlarından biri değildir. Belirtilmelidir ki makalenin amacı kitlesel histerinin politik bir ekonomisinin geliştirilmesidir. Makale, devletin, kitlesel histerinin gelişimini ve histerinin tipik “irrasyonel” veya“önyargılı” davranışlarını ne ölçüde etkilediğini incelemektedir.

            Dünyanın, COVID-19 krizi süresince, kitlesel histeriden veya kitlesel psikojenik hastalıklardan ne ölçüde etkilendiği veya etkilenip etkilenmediği sorusu, bazı gözlemciler etkilendiği iddiasında bulunmuş olsalar da47, gelecek araştırmalara açık bir konu olarak durmaktadır. Her halükarda, halkın, COVID-19 krizi boyunca, muazzam bir psikolojik gerginlik altında bulunduğu açıktır. Özellikle karantina önlemleri, kitlesel histerinin gelişimi için önemli etkenler olan, anksiyetenin ve stresin artmasına katkıda bulunmuştur48. 24 Haziran 30 Haziran arası Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir ankette katılımcıların %40.9’u en az bir olumsuz ruhsal sağlık durumundan muzdarip olduğunu belirtmiş ve katılımcıların %10.7’si son 30 gün içerisinde ciddi anlamda intihar etmeyi düşündüğünü bildirmiştir49. Ek olarak, karantina süresince alkol kullanım sıklığının ülke çapında %14 arttığı gözlemlenmiştir50. Tuvalet kağıtları ve diğer hayati malzemeleri stoklayanlar, arabalarında tek başlarına olmalarına rağmen maske kullanan insanlar ve sosyal mesafe ile açık havada hastalık kapma olasılığı çok düşük olsa da kısa bir yürüyüş için dahi dışarıya çıkmayan insanlar gibi örnekler üzerinden ortaya çıkan anekdotsal kanıtlar kitlesel bir histerinin yaşanmış olma olasılığını işaret etmektedir. Benzer şekilde, ölüm risklerinin minimal olmasına rağmen, bazı insanların SARS-CoV-2 korkusunun vardığı noktalar açıklanması zor bir hale gelmektedir51. Tablo 1’den de anlaşılabileceği gibi, görünüşe göre, birçok insan SARS-CoV-2’nin gerçekte olduğundan çok daha ölümcül bir virüsün varlığına inanmışlardır.

Tablo 1. COVID-19, A.B.D.’de yaşa göre hayatta kalma oranları.

YaşHayatta Kalma Oranı
0-19 Yaş99.997%
20-49 Yaş99.98%
50-69 Yaş99.5%
70+ Yaş94.6%
Kaynak: Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri52. Kendi Hesaplamaları.

                  Tehditin gerçekte olduğundan fazla büyütülmüş olmasının bir başka göstergesi de ölümlerin sayısıdır. 22 Ocak 2021 itibariyle, 2.1 milyon ölüm COVID-19’la ilişkili olarak sınıflandırılmıştır53. Ancak, diğer hastalıklar en az COVID-19 kadar, hatta bazıları çok daha ölümcül olmasına rağmen rağmen halk arasında panik yaratmamış veya eşi benzeri görülmemiş devlet müdahalesi gerektirmemiştir. Diğer bir ifadeyle, mutlak verilere göre COVID-19 sebebiyle ölüm ihtimali çok düşük olmakla kalmaz, bu ihtimal aynı zamanda diğer hastalıklar sebebiyle ölüm ihtimalinden de düşüktür. Diğer hastalıkların SARS-CoV-2 kadar bulaşıcı olmadığı doğrudur.  Bu unsur, COVID-19’dan çok daha ölümcül hastalıklarda dahi görülmeyen paniğe katkıda bulunmuş ve devlet müdahalelerine sebebiyet vermiştir. Dünya çapında başlıca on ölüm nedeni Tablo 2’de görülebilir.

Tablo 2. Dünya çapında başlıca on ölüm nedeni.

Hastalık2019 Yılındaki Ölümler (Milyon)
İskemik kalp hastalığı8,9
Felç6,1
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı3,3
Alt solunum yolu enfeksiyonları2,6
Yenidoğan koşulları2,0
Trachea, bronchus, lung cancers1,8
Alzheimer hastalığı, diğer demanslar1,6
İshalli hastalıklar1,5
Şeker hastalığı (Diyabet)1,4
Böbrek hastalıkları1,3
Kaynak: DSÖ’nün Küresel Sağlık Tahminleri54.

COVID-19 ile ilgili kitlesel bir histerinin olasılığını ve gelişimini araştırmak, bu makalenin kapsamı dışında kalmaktadır. Bu makalede, kitlesel histeride modern refah devletinin rolü, olarak adlandırılabilecek, daha temel bir soru incelenmektedir. Devletin bulunmadığı özel hukuk toplumlarında veya minimal devlet bağlamı içerisinde kitlesel histeri pek tabi oluşabilir. Bu olasılığın varlığının sebebi insan beyninin, insanları yanılsamalara karşı savunmasız bırakan, olumsuzluk önyargısıdır55. Biyolojik evrim nedeniyle, olası bir tehdit oluşturabileceğinden insanlar kötü haberlere odaklanmaktadır56. Kötü haberlere odaklanmak ve kontrol kaybı hissiyatı57, histeriye dönüşebilecek ve daha büyük bir gruba yayılabilecek, psikolojik strese neden olabilir.

            Minimal devlet barındıran bir toplumda, kötü haberler bir histerinin başlangıcına sebep olabilir. Kötü haberler nedeniyle, bazı insanlar bir tehdidin varlığına inanmaya başlar. Bu tehdit korkuya yol açar ve topluma yayılmaya başlar. Semptomlar da yayılabilir. Le Bon58 gruplar arasında duyguların yayılmasını “bulaşıcı” olarak adlandırmıştır. Anksiyete yayıldığında ve grubun çoğunluğu belli davranışlar göstermeye başladığında, uymacılık olgusu ortaya çıkar, yani sosyal baskı bireyleri grubun diğer üyeleriyle aynı şekilde davranmaya iter. Sonuçta, ortaya çıkan normlar59 olarak adlandırılan bir olgu zuhur edebilir; bir grup bir norm oluşturduğunda, herkes bu normu takip edecektir. Örneğin, eğer grup maske takmaya karar verirse, herkes bu normu kabul edecek ve uygulayacaktır. Ortaya çıkan normlar bulaşıcı hastalığın ileri safhalarının açıklanmasına yardımcı olabilir. Korku ile bulaşma, minimal devletlerde dahi, insanların belli durumlara güçlü bir şekilde aşırı tepki vermesine yol açabilir. Buna rağmen, minimal devletlerde, kendi kendini düzelten belli başlı mekanizmaların ve sınırların varlığıyla kitlesel bir histerinin kontrolden çıkması çok daha az olasıdır.

4. Kitlesel Histerinin Güçlendirici ve Zayıflatıcı Etkenleri Tartışması: Minimal Devlet ve Refah Devleti Karşılaştırması

Kitlesel bir histerinin karşısında durabilecek çeşitli düzeltici mekanizmalar ve sınırlar vardır. Minimal devlet toplumlarında, bireylerin uygulayabileceği anksiyete, stres ve korkuyu azaltan belirli yöntemler bulunmaktadır. Spor ve egzersiz aracılığıyla gerginliğin vücuttan atılması psikolojik stresin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur60. Bunun yanında, olumsuz haberlere odaklanan dikkati dağıtmak ve sosyalleşmek önemlidir. Devlet kısıtlamasının olmadığı yerlerde bu ve benzeri dikkat dağıtıcı unsurlar çokça bulunabilir.

Histeri, insanların kendilerine ve masum üçüncü şahıslara zarar vermesine sebep olabilir. Minimal devlet toplumlarında kitlesel histeri nedeniyle ortaya çıkabilecek zararları sınırlayan önemli bir unsur bulunur. Bu unsur, teoride minimal devletin tek görevi olan özel mülk haklarının uygulanmasıdır61,62. En önemlisi, bu derece kurumsallaşmış bir ortamda, özel mülk haklarını ciddi anlamda ihlal edebilecek bir kurumun bulunmamasıdır. Olası tek istisna, minimal devletin bir refah devletine dönüşmesiyle ortaya çıkabilir.

Ek olarak, minimal bir devlette, halk sağlığıyla ilgili bir histeri esnasında herhangi bir kişi gönüllü olarak işyerini kapatabilecek, maske takabilecek veya evde karantina altında kalabilecek olsa da hiç kimse sağlıklı olan ve histeriye yenik düşmemiş bir başkasını işyerini kapatmaya, maske takmaya veya karantina altına girmeye zorlayamaz. Azınlık bir kesim, bunu yapabilecek özgürlüğe sahip olduklarından, ortak paniği görmezden gelebilir ve gündelik hayatlarını yaşamaya devam edebilir. Böyle bir azınlık, histeriye yenik düşenlere veya düşmeye yakın olanlara örnek olabilir ve uyanma çağrısında bulunabilir. Ortak bir sağlık histerisi sırasında küçük bir grup insanın alışverişe yapmaya, işe gitmeye, sosyalleşmeye ve özgürce nefes almaya devam ettiği, bunlara rağmen ciddi anlamda ağır hasta olmadıkları varsayılırsa, bu azınlık her iki kategoriye giren insanlar için özellikle çekici olabilir. Bu örnekleri gördüklerinde, gözlemcilerin anksiyetesi yok olabilir. Gözlemciler örnekleri takip edebilir ve histerik grubun sayıca azalmasına neden olabilir. Merkezi olmayan uygulama sistemlerinin esas özelliklerinden biri rekabete, hata denetimine ve düzeltmeye olanak sağlamasıdır63,64,65. Eğer, etkileşimleri ile örnek teşkil eden insanlar hastalanır ve ölürlerse, panik teyit edilmiş olur. Fakat, hakiki bir histeri mevcutsa ve tehdit hayali veya abartılmış ise ortalamaya bakıldığında, örnek teşkil eden insanların şansı histeriye yenik düşmüş insanlara göre çok daha fazla olacaktır. Yeterli sayıda ve çeşitlilikte örnekler, gözlemcilerin beklentilerini gözden geçirmesini ve düzeltmesini sağlayacaktır66.

Bu nedenlerle, minimal devletlerde hayata ve özgürlüğe zarar verebilecek kitlesel histerileri önemli ölçüde sınırlandırılabilecek unsurlar bulunmaktadır. Buna ek olarak, stresi, anksiyeteyi ve histeriyi azaltan doğal yöntemler özgürce uygulanabilir. Çözüm üretmek için merkezi olmayan rekabetin varlığı, uyum sağlama baskısını azaltır ve histeriden kurtulmayı kolaylaştırır. Rekabet, algılanan tehdidin hakiki tehlikeleriyle ilgili bilgilerin keşfedilmesine olanak sağlar67. Ortak histeriden doğan tahribat, minimal devletlerde veya özel hukuk toplumlarında özel mülk haklarının korunmasıyla sınırlanırken, bu sınırlar modern refah devletleri tarafından kolayca ihlal edilebilir. Aslına bakılırsa, ortak histeriye maruz kalan iyi organize olmuş bir grup68, devletten sorumlu bir konumda bulunuyor olabilir veya devlet aygıtının başına geçebilir. Böyle bir durumda, bu grup, toplumun geri kalanına, neredeyse kısıtsız zararlar vererek çeşitli tedbirler dayatabilir. Bu noktada dikkat edilmelidir ki bir refah devleti de hukukun egemenliği69,70 altında bulunuyor olabilir ve devletin başındakilerin baskılayıcı müdahaleleri hakimler ve savcılar tarafından kaldırılabilir. Fakat, ortak panik durumunda, anayasa tarafından güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunması hususunun acil durum önlemleri sebebiyle feshedilmesi ve yargının kitlesel histeriye yenik düşerek baskılayıcı müdahaleleri kaldırmaması gibi tehlikeler bulunmaktadır. COVID-19 krizi sırasında ortaya çıkan ampirik kanıtlar, refah devletlerinde temel özgürlüklerin korunmadığını göstermiştir71. Genel olarak, devletin dayatma gücü ne derece yüksekse, kitlesel histeri esnasında topluma verilen zarar o derece büyük olabilir. Virüs ile bulaşan bir hastalığın, olumsuz bir teknolojik dış etki teşkil ettiği savunulabilir72. Fakat, minimal devletin tek görevi özel mülk haklarının korunmasıdır. Vatandaşlarını soğuk algınlığı veya mevsimsel grip gibi hayatın her tehlikesine karşı korumak minimal devletin görevlerinden biri değildir73. Minimal bir devlette, vatandaşlar, araba kullanmak veya tehlikeli sporlarla ilgilenmek veya sosyal etkileşimlerde bulunmak gibi, hangi tehlikeleri ciddiye alacakları konusunda özgür bırakılmışlardır. Doğrusu istenirse, zorunlu maske kullanımı, işyerlerinin kapatılması veya siparişlerle kısıtlanması gibi devletin bulaşma hızını düşürme amaçlı girişimleri, minimal devletlerin korumayı amaçladığı özel mülk haklarını ihlal etmektedir ve bu girişimler depresyon, alkoliklik veya intihar gibi olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir.

Özel hukuk toplumlarında ve minimal devletlerde, kitlesel paniği sınırlandıran ve hafifleten işleyişler bulunurken, güçlü refah devletlerinde ortak histeri birçok nedenden dolayı şiddetlenebilmektedir.

Öncelikle, devlet; spor, eğlence ve sosyalleşme gibi korkuyu ve anksiyeteyi azaltan etkinlikleri kısıtlama ve yasaklama gücüne sahiptir. COVID-19 krizi boyunca, devletler dayatma güçlerini, toplumu sosyal izolasyona zorlamak için kullanmış, böylece kitlesel histeriyi azdıran anksiyetenin74 ve psikolojik gerilimin artmasına katkıda bulunmuşlardır. Biyopsikolojik bulaşmanın önüne geçebilmek için, toplum düzenli egzersiz yapmalı, uyku kalitesini yüksek tutmalı, dengeli beslenmeli ve diğer insanlarla güçlü bir iletişime sahip olmalıdır. Dünya genelindeki devletler, COVID-19 krizi süresince, zorunlu karantina ve maske takma kuralları getirerek vatandaşlarının bu unsurlardan herhangi birini gerçekleştirmelerini çok daha zor bir hale getirmiştir. Daha belirgin ifade etmek gerekirse, devletlerin dayattığı sosyal mesafe uygulaması güçlü sosyal iletişimleri zayıflatmakta, zorunlu maske kullanımı ise samimiyetin ve şefkatin ifade edilmesinin önüne geçerek psikolojik direncin kırılmasına neden olmaktadır75.

İkincil olarak, devlet, doğası gereği, problem çözme açısından merkezi bir yaklaşım benimser. Bir refah devletinin tamamen merkezileşmiş bir devlet olmasının şart olmadığı doğrudur. A.B.D. ve Almanya Federal Cumhuriyeti, refah devletleri olarak, güçlü federal yapılara sahiplerdir ve bu federal yapılar, düzenlemeler ve kitlesel histerinin kaynağı ile ilgili eylemler geliştirme açısından rekabete yol açmaktadır. Böylece, daha iyi çözümler üretilebilmektedir. Dahası, uluslararası seviyede rekabet eden devletlerin varlığı, farklı deneysel çözümler geliştirebilmenin önünü açmaktadır. COVID-19 krizi boyunca, örneğin, İsveç’in yaklaşımı alternatif yaklaşımların sonuçlarıyla ilgili kanıt sağlamıştır76. Genel olarak politik sistem ne derece merkezsizleştirilmiş ise olası rekabet o derece yoğun olacaktır.

Her şekilde, devlet, doğası gereği, ölümcül bir virüsün algılanan tehdidi gibi, bir histerinin kaynağıyla merkezileşmiş bir şekilde başa çıkmaya çalışır. Belirli bir bölgedeki baskı devletin tekelindedir77. Devlet soruna karşı çözümlerini dayatırken, sorunu çözmek için alternatif yollar çok kısıtlı olarak denenir veya hiç denenmez. Histeriye yenik düşmedikleri için devletin yaklaşımına karşı çıkan insanlar bastırılır. “Krizin” alternatif çözümleri devlet tarafından yasaklandığı için, bu insanlar, alternatif yolları gösteremezler. Alternatifler yok olduğunda, ortakfikir veya diğer adıyla sürü psikolojisi kuvvetlenir. Sürü psikolojisi, toplumu fikir birliğine teşvik eden, muhalif sesleri ve alternatif yolların değerlendirilmesini bastıran psikolojik bir baskıdır. Sürü psikolojisi, Vietnam Savaşı veya Irving Janis tarafından betimlenen Watergate Skandalı gibi siyasi fiyaskolardan sorumlu kabul edilmektedir78. COVID-19 krizi süresince uygulanan karantinalar, etkilerinin tartışmalı olduğu düşünüldüğünde yeni bir fiyasko adayı olarak gözükmektedir79,80. Grup baskısı, Ash deneyleriyle gösterildiği gibi hükümleri değiştirebilmekte ve saptırabilmektedir81. İnsanın uyumluluğa yatkınlığı histerinin yayılmasına yardım eder. Aslına bakılırsa, sürü psikolojisi kitlesel histeri olgusunun açıklanmasına yardımcı olmaktadır82. Kitlesel histeri sürü psikolojisinin bir türevi olarak görülebilir83. Grup baskısı ve sürü psikolojisi nedeniyle, insanlara bir alternatif sunulmadığından histeri kendi kendini besler. Soruna değinmek için gerekli bilgi, sosyalizmin özünde bulunan bir sorun olarak, piyasa içerisinde merkezileşmemiş olarak oluşturulamaz84.

Üçüncü neden, modern refah devletlerinde medyanın siyasallaşmış olma ihtimalidir. Bu siyasallaşma medya arasında var olan rekabeti kısıtlar. Medya rekabetini yönlendiren ve hatta kısıtlayan birçok işleyiş bulunur. Haber mecraları ve sosyal medya platformları devletle yakın ilişkide bulunabilirler. Devlet medyayı düzenler, hatta devlet televizyonu veya radyo kanalları gibi medya mecralarının sahibi olabilir. Devlet genellikle belirli medya mecralarının çalışması için izin almalarını zorunlu kılar. Genelde, haber mecraları ve platformları devlet dairelerinin iyi niyetini kazanmak durumundadır. Dahası, devlet yetkilileri sıklıkla devletçi önyargılara yol açan haber kaynakları olarak kullanılırlar. Tarafsızlık, hikayenin iki tarafının da açıkça ortaya koyulmasını gerektirirken, kriz anlarında hikayenin iki tarafını da ortaya koyan kişiler siyasiler olmaktadır. Medyada dolaylı devlet etkisinin başka bir türü, medyanın, devlet okullarında veya devletin onayladığı okullarda eğitim görmüş, medyada devletçi önyargıları güçlendiren insanlarla dolu olmasıyla ortaya çıkar. Devletle bağlantılı haber ajansları ve sosyal medya platformları büyük çapta olumsuz haber kampanyaları düzenleyebilirler veya bu kampanyalara destek olabilirler. Olumsuz haberlerin alıcısı çoktur. Medyanın tehlikeyi göz önüne sermek gibi bir dürtüsü vardır. Tehditlere karşı çözüm üreten kahraman devlet hikayesinin satışı son derece kolaydır85.

Aslına bakılırsa, kitlesel medya SARS-CoV-2 virüsünü eşi benzeri görülmemiş bir tehdit olarak sunarak paniğin yayılmasını sağlamıştır86. COVID-19 krizi boyunca, internet üzerinden bilgi arama daha fazla semptomla ilişkilendirilmiştir. Kişiye kendi ölümlülüğünün hatırlatılması sürekli bir anksiyete üretimine sebep olmuştur. Tabutların, toplu mezarların ve solunum cihazına bağlanmış hastaların duygusal görüntüleri ortak korkuya katkıda bulunmuştur. Aşırı derecede fazla üretilen COVID-19 haberleri, “manşet stres bozukluğu”87 olarak adlandırılan, anksiyete ve paniğe88 yol açmıştır. Olumsuz sosyal medya haberleri, geçmişte benzeri bulunmayan ve kitlesel histerinin oluşumu için çok uygun olan psikolojik stresi üretir89. Sosyal medya tüketimi anksiyete ve psikolojik stres ile ilişkilidir90. Sosyal medyada aşırı derecede COVID-19 tartışılması toplumun psikolojik sağlığını kötü yönde etkilemiştir.

COVID-19 hakkında yapılan haberler neredeyse tamamen olumsuz yönde olmuştur. Artan COVID-19 vakaları hakkında yapılan haberlere, vaka sayısı azalırken dahi, vaka sayılarının düşmesiyle ilgili yapılan haberlerden 5.5 kat daha fazla yer verilmiştir91. Haber ajansları fiilen bilinçli olarak insanları korkutabilir92 ve alternatif haberlerin yayılmasını engelleyebilir. Kısaca ifade etmek gerekirse, modern refah devletlerinde, taraflı medyanın sponsor olduğu kitlesel histeri kontrolden çıkabilir.

The fourth reason is that negative news from an authoritarian source causes anxiety and is particularly harmful to psychological health. Authorities that acknowledge a threat cause mass hysteria to spread faster 93 . Many people seek help from the modern state, especially in times of crisis. They see state representatives and warnings of state institutions as a great authority. When doctors like Anthony Fauci made a statement on behalf of the state, telling the public that they are facing great danger, that they should wear masks and stay at home, the formation of common hysteria will be much easier than in a decentralized society where there is no strong authority at the center. Indeed, Anthony Fauci exaggerated the danger of COVID-19 by delivering messages that would put the public into panic.94. At the US congressional hearing held on March 11, 2020, the death rate of the coronavirus was exaggerated. Biased information and selection bias led to the estimate that the mortality rate of the coronavirus was ten times higher than the seasonal flu. The case fatality rate, which means the death rate in confirmed cases of a disease, was mixed with the infection mortality rate, which means the mortality rate relative to the prevalence of infection within a population. Infection mortality estimates are calculated based on the blood test. Presumed infections include undiagnosed, asymptomatic, and mild infections. The infection mortality rate is generally much lower than the case fatality rate. At the congress hearing on March 11, 2020,95 . This false statement, which came from a highly authoritative medium such as the United States Congress, played a major role in the increase of anxiety and panic.

Modern toplumları kitlesel histeriye daha yatkın kılan başka bir etken dinin toplumdaki yerinin azalmış olmasıdır. Dinler, genelde, ölümden sonra yaşamın devam edeceği inancını barındırdığından, insanlar üzerindeki ölüm korkusunu hafifletir. Devletler ve demokrası yarı-dinsel bir mertebeye yükseltilmiştir. Devlet, ölümden sonra hayat vaat etmeden, tanrının96 yerini almış gibi gözükmektedir. Dinden vazgeçen insanlar ölümden daha fazla korkmaya başlar ve güçlü bir ölüm korkusu paniğe, rahatsızlığa ve kitlesel histeriye katkı veren başka bir etkendir97. Erik von Kuehnelt-Leddihn’in belirttiği üzere: “Çok dindar olan biri için ölümden korkmak oldukça zordur. Ölümden korkan biri için ise sağlığa tapmamak oldukça zordur. Büyük çapta bir devlet müdahalesi olmadan genel sağlığı güçlendirmek zordur ve özgürlükler yitirilmeden arttırılan devlet müdahalelerini hayal edebilmek de aynı ölçüde zordur”98. Bu, güçlü devletlerin hiç bir zaman dine yaslanmadıkları anlamına gelmez. Dolfuß and Schuschnigg yönetimindeki Avusturya, Pilsudski yönetimindeki Polonya veya Franco yönetimindeki İspanya gibi, iki dünya savaşı arası dönemdeki otoriter rejimler, refah devleti özelliklerine sahip, dine yaslanan devletlerdi. Fakat, ampirik araştırmalar göstermiştir ki sosyal harcamaları daha yüksek olan ülkelerde dindar insan sayısı daha azdır, yani bireyler dini hizmetlerin yerine devlet hizmetlerini koymaktadır.99 Fakat, dini inançların psikolojik sağlığı arttırdığı ortaya konmuştur.100 Din ve ölümden sonra hayata inanç tarafından sağlanan ruhsal bir çerçeve olmadığında, toplumda ölüm korkusu artma eğilimindedir ve toplum, psikolojik sorunlara ve kitlesel histeriye daha yatkın bir hale gelir.

Beşinci neden; devlet halka korku aşılamak isteyebilir, bu sebeple kitlesel histerinin oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu noktaya örnek olarak, COVID-19 krizinin ilk haftalarında Almanya İçişleri Bakanlığı’ndan sızan belge gösterilebilir. Belgede, devlet uzmanları, devletin Alman halkına korku aşılaması gerektiğini öneriyordu101. Korkuyu yaymak için, belge, üç iletişim yöntemi öneriyordu. Birinci öneri; devlet yetkilileri tarafından, insanoğlunun boğularak ölmeye karşı duyduğu ilkel korku102,103 sebebiyle kolayca panik yaratabilecek, COVID-19 hastalarının nefes alma problemlerinin vurgulanması gerektiği ile ilgiliydi.104 İkinci öneri; çocukların sağlığı açısından neredeyse hiçbir tehdit bulunmamasına rağmen, korkunun çocuklara da aşılanması gerektiğini söylüyordu. Fakat, çocuklar diğer çocuklarla buluşarak ve oynayarak kolayca birbirlerine hastalık bulaştırabilirlerdi. Rapora göre, çocuklara, hastalığı ebeveynlerine ve büyük ebeveynlerine bulaştırırlarsa, onların, evlerinde ızdıraplı bir şekilde ölmelerine sebep olacakları söylenmeliydi. Bu iletişim tavsiyesi, anksiyete ve suçluluk duygularını uyandırmak eğilimindeydi. Suçluluk duygusu aşılama, halkın desteğini arttırmak için hükümetler tarafından kullanılan bir başka yöntemdir105. Önerilen bildiri, başkalarına hastalığı bulaştırarak, ızdıraplı bir şekilde ölmelerine sebep olmanın sorumluluğunun korkusunu aşılamaya çalışmaktadır. Üçüncü öneri ise Alman hükümetine SARS-CoV-2 enfeksiyonunun yol açtığı, bilinmeyen, uzun vadeli, geri dönüşü olmayan sağlık zararlarını ve hastalık bulaşan insanların ani ve beklenmeyen ölümlerini vurgulamaları gerektiğini belirtiyordu. Tüm bu iletişim tavsiyeleri ile halk arasındaki korkunun arttırılması amaçlanıyordu. Nihayetinde, korku bir devletin gücünün önemli bir temel taşıdır. Henry H. Mencken’in belirttiği gibi: “Uygulamalı politikanın tüm amacı, büyük bir çoğunluğu hayali olan öcüler vasıtasıyla toplumu telaş içinde (ve böylece güvenliğe yönlendirmek için gürültülü) tutmaktır”106.  Hükümetin algılanan bir tehdide aşırı tepki göstermesi kaygıyı artırır.

Vatandaşlarının iç ve dış tehditlere karşı zafiyetlerini vurgulamak hükümetlerin işine gelir çünkü devletin meşruluğunun ve gücünün kaynağı, devletin vatandaşlarını bu gibi tehlikelerden koruduğu fikrinde yatar. Tehdit stratejisi genelde devletler için kazançlı olsa da korku iki tarafı keskin bir kılıçtır. Korku devletin aleyhine dönebilir. Panik ve kitlesel histeri, bir rejimi tamamen istikrarsız bir hale dahi getirebilir. Buna anekdotsal bir kanıt olarak, Fransız Devrimi sırasında, aristokratların halkı aç bırakacakları ile ilgili söylentiler üzerine halkın paniğe sürüklendiği ve rejime karşı ayaklandığı Grande Peur (Büyük Korku) dönemi verilebilir.

            Korku ve anksiyete, insan evriminde önemli işlevleri olan önemli etkenler olmuşlardır. Fakat, korkunun evrimsel işlevi hakimiyet sağlamak ve kontrol etmek için kullanılabilir. Korku, korkan üzerinde güç sahibi olmayı sağlar. Politika ve korku arasındaki geniş çapta araştırılmıştır107,108,109. Antik Yunan kökenli tarihçi Polybius, kitleleri kontrol edebilmek için hükümdarların korku aşılamaları gerektiğini ve korku imgeleriyle çalışmaları gerektiğini iddia etmiştir. Romalı yazar Sallust, iktidar sahibi olmak isteyenlerin korku yaratmak ve korku dolayısıyla acı çekmek arasında seçim yapmaları gerektiğini belirtmiştir110. Yakın geçmişte, bazı yazarlar tarafından, teröre karşı savaş hükümetin gücünü arttırmak için halk arasında aşırı korkuların pekiştirilmesinin bir örneği olarak anılmıştır111. Brzezinski belirtir: “‘Teröre karşı savaşın’ sürekli olarak dile getirilmesi önemli bir görevi yerine getirmiştir: Bir korku kültürünün ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Korku aklı perdeler, duyguları güçlendirir ve demagojik politikacıların istedikleri politikaları izleyebilmeleri için halkı seferber etmelerini kolaylaştırır”112. Bir korku kültürü113,114, insan beyninin olumsuzluk önyargılarını sömürerek, siyasi amaçlarına ulaşmak için halka korku aşılayan hükümetlerin sonucu ortaya çıkar.

            Sıklıkla, medya hükümetlere tehdit söylemlerinde yardım eder. Robert Higgs’in ifade ettiği gibi: “Haber medyası, mevcut durumda hükümetin yürüttüğü her türlü korku tellallığı planına eşlik ederek hükümetten gelebilecek cezalara karşı sigorta satın alır”115. Duyumcu medya da, kamuoyunun dikkatini çekmek için hükümetin korku stratejisine destek olur. Korku stratejisi kullanmak isteyen bir devlet ile bunu destekleyen kitlesel medyanın birleşimi, halk sağlığına olumsuz etkileri olacak kitlesel histerinin oluşumu için uygun zemini hazırlar.

            Altıncı neden; siyasetçilerin herhangi bir tehdide verdikleri tepkide aşırıya kaçma eğilimlerinin olmasıdır. Bunun sebebi, siyasetçilerin olası yanlış tercihlerin risklerinden ve bu tercihlerin sonuçlarından büyük ölçüde muaf olmalarıdır116. Siyasi karar mercileri, kendi icraatlarının bedellerini, sıklıkla başkalarına ödetebilirler. Ek olarak, bir devlet ne derece büyük ve merkezileşmiş ise, bedeller o derece geniş ölçüde başkalarına mal edilebilir117,118.

            Çıkarcı siyasetçiler119,120, asimetrik bir hesaplaşma ile karşı karşıyadır. Siyasetçiler, tehdidi hafife almalarının sonucu olarak ortaya çıkan felaketten sorumlu tutulacağından, bir tehdidi hafife almanın ve harekete geçmemenin büyük politik bedelleri vardır. Buna karşın, bir tehdidin abartılması, hatta yaratılması sonucu cüretkar devlet müdahaleleri siyasi anlamda çok daha çekicidir. Eğer, politikacılar tarafından var olduğu iddia edilen varoluşsal tehditlerin gerçekten büyük tehlikeler olduğu ortaya çıkarsa, politikacılar aldıkları cüretkar önlemlerle birer kahraman gibi kutlanırlar. Eğer, alınan önlemlerin bedellerinin, nihayetinde, asıl tehdite kıyasla abartılı olduğu ortaya çıkarsa, politikacılar yanlış tercihlerin bedellerini halka mal ederek, hiçbir bedel ödemek zorunda kalmazlar. Bu nedenle garantili kazanca sahip olan politikacılar, herhangi bir tehlikeyi abartma ve aynı zamanda, politik aşırı tepki121,122 olarak da adlandırılan, kitlesel histerinin ortaya çıkmasına ve büyümesine yardımcı olan abartılı önlemleri dayatma eğilimindedir.

            Özetle, refah devletlerinde ortaya çıkan kitlesel histeriyi kontrol altına almak için, mülkiyet hakları etkili bir unsur olarak gözükmemektedir. Dahası, devlet, stresi ve histeriyi azaltan doğal

işleyişleri kısıtlayabilmektedir. Devletin merkezileşmiş doğası, grup ve uyumluluk baskısını arttırmaktadır. Siyasallaşmış kitlesel medya ve resmi devlet ajanslarından gelen olumsuz bildiriler, psikolojik baskının daha da artmasını sağlamaktadır. Son olarak, devlet, bilinçli olarak anksiyetenin artmasını isteyebilmektedir ve siyasetçiler, tehditleri abartma ve cüretkar önlemler alma eğilimindedir. Bulgularımız Tablo 3 ile özetlenmiştir.

Tablo 3. Kitlesel histerinin oluşumunda devletin etkileri.

Kitlesel Histerinin Oluşumunu
Etkileyen Unsurlar
Minimal DevletModern Refah Devleti
Stres ve anksiyeteyi azaltma yöntemleriözgürce işlemektedirağır bir şekilde kısıtlanabilmektedir
Oluşan zararın sınırlarıözel mülkiyet haklarıgüven vermeyen mülkiyet hakları
alternatif çözümlerin denenme olasılığıgerçek tehdidin ortaya çıkarılması kolaylaşırmerkezileşme ve sürü psikolojisi alternatif yaklaşımları engeller
Siyasallaşmış kitlesel medyayokturhisteriye katkı verir
Yetkili kaynaklardan gelen olumsuz bilgilerhisteriye katkı verebilir, fakat devlet halk sağlığından sorumlu değildirdevlet halk sağlığından sorumlu kabul edilir, yüksek yetki
Siyasi bir unsur olarak korkukullanılabilir, fakat devlet gücü katı biçimde kısıtlıdırdevlet gücününün arttırılması için kullabılabilir
Yanlış sağlık kararlarının bedelleribedellerin üçüncü taraflara mal edilmesinin olasılığı kısıtlıdırbedellerin üçüncü partilere mal edilme olasılığı yüksektir, tehditlerin abartılma eğilimi vardır

5.Sonuç

Kitlesel histeri; psikolojik stres, anksiyete, ve fiziksel semptomlar gibi halk sağlığı açısından büyük zararların ortaya çıkmasına sebep olabilir . Bu zararlara, alkoliklik, intiharlar veya geç teşhis, geç tedavi sebebiyle doğan zararlar gibi dolaylı olumsuz sağlık etkileri de eklenebilir. Kitlesel histeri ile ilgili yanlış politikalar, yaşam süresini ve halk sağlığını olumsuz etkileyen ekonomik düşüşe ve yoksulluğa yol açabilir.

            Kitlesel histeri araştırmaları, çoğunlukla okul ve işyerleri gibi sınırlı ortamlardaki salgınlara yoğunlaşmıştır. Fakat, sosyal medya ve küresel kitlenin oluşturduğu dijital çağda, henüz araştırılmamış bir olgu olan dünya çapında kitlesel histeri olasılığı bulunmaktadır. Kitlesel histerinin politik ekonomisi araştırmamız, köklü psikolojik olgu kitlesel histeriden yararlanmakta ve küresel kitlesel histeri gibi henüz bir kaynağın bulunmadığı yeni ve yaratıcı bir bağlama oturtmaktadır. Daha ayrıntılı olarak belirtmek gerekirse, makalemizde, politik sistemlerin, ekonomik ilkeleri temel alarak, küresel ve dijitalleşmiş dünyada kitlesel histerinin olasılığını ve yayılmasını nasıl etkilediği araştırılmıştır.Makalemizde, devletin ve boyutunun kitlesel histerinin olasılığını nasıl arttırdığı, ideal minimal devlet ile ideal refah devleti karşılaştırılarak, daha önce araştırılmamış bir soru üzerinden tartışılmıştır. Bulgularımız, son derece amacına uygun ve önemlidir çünkü kitlesel histerinin sebep olduğu politik hataların halk sağlığı açısından yıkıcı olma olasılığı vardır.

            Makalemizde, devletin boyutunun ve gücünün, kitlesel histerinin olasılığı ve yayılmasını arttırdığı sonucuna varılmıştır. Bir devlet ne kadar merkezileşmiş ve güçlüyse, kitlesel histerinin olasılığı ve yayılması o kadar yüksek olacaktır. Özel mülkiyet hakları uygulaması, histeriye yenik düşmüş insanların verdiği zararları sınırlamaktadır. Devlet, (bulanık bir kamu sektörü ve onun yumuşak gücü sayesinde123,124, buna karşın, önemli zararlara yol açabilecek kitlesel paniği büyütür ve şiddetlendirir. Geçici, yerel ölçekte, sınırlı ve izole kitlesel histeri salgınlarını, devlet, uzun süre devam eden kitlesel histeriye dönüştürebilir. Bilgi teknolojilerindeki yeni gelişim ve özellikle sosyal medya kullanımı, bunlarla birlikte dinin insanlar üzerindeki etkisinin zayıflaması toplumları kitlesel histerinin oluşumuna daha yatkın bir hale getirmiştir.125,126,127 Maalesef, kitlesel histeri bir hükümeti etkisi altına aldığında;, devletin  özel mülkiyete ve temel insan haklarına olan saygısı sınırlı olduğundan, histerinin yaşama ve özgürlüğe verebileceği zararın miktarı artmaktadır. Sokağa çıkma yasakları, karantinalar ve iş yerlerinin zorunlu kapatılması gibi temel insan hakları ihlali örnekleri COVID-19 krizi boyunca fazlasıyla görülmüştür. Doğal olarak, COVID-19 örneği, temsili olmaktan çok belirleyici niteliktedir ve sonuçları genelleştirilemez. COVID-19 krizi süresince, birçok yazar halk sağlığı açısından, karantina gibi hakları istila eden önlemlerin gereksiz128,129,130,131 ve genel halk sağlığına zararlı olduklarını iddia etmiştir.132,133 Doğrusu, olası bir grip salgını sırasında hastalığı hafifletme önlemleri üzerine yapılan daha önceki araştırmalar, hakları istila eden müdahalelere karşı uyarmış ve daha olağan bir sosyal işlevsellik tavsiyesinde bulunmuştur.134 Dahası, 1957-1958 yıllarında ortaya çıkan Asya Gribi gibi daha önceki salgınlara önlem olarak, karantina gibi önlemler uygulanmamıştır135 ve 2020 öncesi araştırmalar karantina önlemlerine karşı çıkmaktadır.136 Bu açıdan bakıldığında, karantina önlemleri politik hatalar olarak gözükmektedir. Makalede, bu politik hataların, ortak bir histeri sebebiyle ortaya çıkmış olabileceği gösterilmiştir. COVID-19 krizi süresince, ne büyüklükte bir kitlesel histeri oluştuğu gelecek araştırmalar için açık bir soru olarak durmaktadır. COVID-19 krizi sırasında yapılan politik hataların tekrarlanmaması için, herkesin, bu makalede geliştirilen kitlesel histerinin politik ekonomisi ve kitlesel histerinin beslenmesinde devletin rolü hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Politik hatalar sebebiyle, bir kitlesel histeri sırasında, halk sağlığının devlet müdahaleleri ile olumsuz etkilenmesi oldukça olasıdır.

Yazar Katkıları: Kavramsallaştırma, P.B. and A.S.-B.; yöntem, J.A.P.-R.; yazım—orjinal taslak hazırlığı, P.B.; yazım—değerlendirme ve düzenleme, A.S.-B.; denetim, J.A.P.-R. Tüm yazarlar metnin yayınlanan versiyonunu okumuş ve kabul etmiştir.

Finansman: Bu araştırmaya dışarıdan finansman sağlanmamıştır.

Kurumsal İnceleme Kurulu Beyanı: Uygun değil.

Bilgilendirilmiş Onay Beyanı: Uygun değil.

Veri Kullanılabilirliği Beyanı: Uygun değil.

Teşekkür Bölümü: GESCE-URJC and TRANS-REAL LAB-UVA. Yazarlar Stefan Homburg’a, üç anonim bilirkişiye ve yorumları için akademik editöre teşekkür etmektedir. Onların önerileri makalenin geliştirilmesine önemli ölçüde katkı vermiştir.

Çıkar Çatışmaları: Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması beyan etmemektedir.

References

  1. Wang, C.; Pan, R.; Wan, X.; Tan, Y.; Xu, L.; Ho, C.; Ho, R. Immediate Psychological Responses and Associated Factors during the
    Initial Stage of the 2019 Coronavirus Disease (COVID-19) Epidemic among the General Population in China. Int. J. Environ. Res.
    Public Health 2020, 17, 1729. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed
  2. Solomou, I.; Constantinidou, F. Prevalence and Predictors of Anxiety and Depression Symptoms during the COVID-19 Pan-demic
    and Compliance with Precautionary Measures: Age and Sex Matter. Int. J. Environ. Res. Public Health 2020, 17, 4924. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  3. Choi, E.P.H.; Hui, B.P.H.; Wan, E.Y.F. Depression and Anxiety in Hong Kong during COVID-19. Int. J. Environ. Res. Public Health
    2020, 17, 3740. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  4. Bartoszek, A.; Walkowiak, D.; Bartoszek, A.; Kardas, G. Mental Well-Being (Depression, Loneliness, Insomnia, Daily Life Fa-tigue)
    during COVID-19 Related Home-Confinement-A Study from Poland. Int. J. Environ. Res. Public Health 2020, 17, 7417. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  5. Yang, Y.; Liu, K.; Li, S.; Shu, M. Social Media Activities, Emotion Regulation Strategies, and Their Interactions on People’s Mental
    Health in COVID-19 Pandemic. Int. J. Environ. Res. Public Health 2020, 17, 8931. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  6. Sigurvinsdottir, R.; Thorisdottir, I.E.; Gylfason, H.F. The Impact of COVID-19 on Mental Health: The Role of Locus on Control
    and Internet Use. Int. J. Environ. Res. Public Health 2020, 17, 6985. [Google Scholar] [CrossRef]
  7. Valenzano, A.; Scarinci, A.; Monda, V.; Sessa, F.; Messina, A.; Monda, M.; Precenzano, F.; Carotenuto, M.; Carotenuto, M.; Messina,G.; et al. The Social Brain and Emotional Contagion: COVID-19 Effects. Medicina 2020, 56, 640.  [Google Scholar] [CrossRef]
  8. Belli, S.; Alonso, C.V. COVID-19/SARS-CoV-2 News from Preprints; COVID-19 Pandemic and Emotional Contagion: Societies
    facing Collapse. SocArXiv 2020. [Google Scholar] [CrossRef]
  9. Gump, B.B.; Kulik, J.A. Stress, Affiliation, and Emotional Contagion. J. Personal. Soc. Psychol. 1997, 72, 305–319. [Google Scholar] [CrossRef]
  10. Zheng, L.; Miao, M.; Lim, J.; Li, M.; Nie, S.; Zhang, X. Is Lockdown Bad for Social Anxiety in COVID-19 Regions? A National
    Study in The SOR Perspective. Int. J. Environ. Res. Public Health 2020, 17, 4561. [Google Scholar] [CrossRef]
  11. Benedetti, F.; Lanotte, M.; Lopiano, L.; Colloca, L. When words are painful: Unraveling the mechanisms of the nocebo effect.
    Neuroscience 2007, 147, 260–271.  [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  12. Amanzio, M.; Howick, J.; Bartoli, M.; Cipriani, G.E.; Kong, J. How Do Nocebo Phenomena Provide a Theoretical Framework for
    the COVID-19 Pandemic? Front. Psychol. 2020, 11, 589884.[CrossRef] [PubMed]
  13. Follert, F.; Naumann, C.; Thieme, L. Between scientific publication and public perception: Some economic remarks on the
    allocation of time in science. Int. J. Econ. Manag. Sci. 2020, 9, 1–7. [Google Scholar] [CrossRef]
  14. Huerta de Soto, J. Liberalismo versus anarcocapitalismo. Procesos Merc. Rev. Eur. Econ. Política 2007, 4, 13–32.[Google Scholar]
  15. Hoppe, H. Democracy: The God That Failed; Perspectives on Democratic Practice; Routledge: Somerset, UK, 2001. [Google Scholar]
  16. Cabrera Hernandéz, J. La desafiante idea de molinari: La defensa en régimen de libre competencia. Procesos Merc. Rev. Eur. Econ.
    Política 2015, 12, 199–236.[Google Scholar]
  17. Colligan, M.; Murphy, L. A review of mass psychogenic illness in work settings. In Mass Psychogenic Illness: A Social Psychological
    Analysis; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: Abington, UK, 1982; pp. 33–52. [Google Scholar] [CrossRef]
  18. Sirios, F. Perspectives on epidemic hysteria. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge:
    London, UK, 1982; pp. 233–252.[Google Scholar] [CrossRef]
  19. Balaratnasingam, S.; Janca, A. Mass hysteria revisited. Curr. Opin. Psychiatry 2006, 19, 171–174. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  20. Phoon, W.H. Outbreaks of mass hysteria at workplaces in singapore: Some patterns and modes of presentation. In Mass
    Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 21–32.  [Google Scholar] [CrossRef]
  21. Kerkckhoff, A.C. Analyzing a case of mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy,
    L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 5–20. [Google Scholar] [CrossRef]
  22. McGrath, J. Complexities, cautions and concepts in research on mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M.,
    Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 57–86. [Google Scholar] [CrossRef]
  23. Schmitt, N.; Fitzgerald, M. Mass psychogenic illness: Individual and aggregate data. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M.,
    Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 87–100. [Google Scholar] [CrossRef]
  24. Singer, J.E. Yes virginia, there really is a mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy,
    L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 127–143. [Google Scholar] [CrossRef]
  25. Pennebaker, J.W. Social and perceptual factors affecting symptom reporting and mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic
    Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 139–154. [Google Scholar] [CrossRef]
  26. Singer, J.E.; Baum, C.S.; Baum, A.; Thew, B.D. Mass psychogenic illness: The case for social comparison. In Mass Psychogenic
    Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 155–170. [Google Scholar] [CrossRef]
  27. Freedman, J.L. Theories of contagion as they relate to mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M.,
    Pennebaker, J., Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 171–182. [CrossRef]Stahl, S.M. Illness as an emergent norm or doing what comes naturally. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J., [Google Scholar] [CrossRef]
  28. Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 183–198. [Google Scholar] [CrossRef]
  29. Kerckhoff, A. A social psychological view of mass psychogenic illness. In Mass Psychogenic Illness; Colligan, M., Pennebaker, J.Murphy, L., Eds.; Routledge: London, UK, 1982; pp. 199–216. [Google Scholar] [CrossRef]
  30. Waller, J. The art of medicine: A forgotten plague: Making sense of dancing mania. The Lancet 2009, 373, 624–625. [Google Scholar] [CrossRef]
  31. Starkey, M.L. The Devil in Massachusetts, a Modern Inquiry into the Salem Witch Trials; A. A. Knopf: New York, NY, USA, 1949.  [Google Scholar]
  32. Stahl, S.M.; Lebedun, M. Mystery Gas: An Analysis of Mass Hysteria. J. Health Soc. Behav. 1974, 15, 44–50. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  33. Tarafder, B.K.; Khan, M.A.I.; Islam, M.T.; Mahmud, S.A.A.; Sarker, M.H.K.; Faruq, I.; Miah, M.T.; Arafat, S.M.Y. Mass Psychogenic Illness: Demography and Symptom Profile of an Episode. Psychiatry J. 2016, 2016, 1–5. [Google Scholar] [CrossRef]
  34. Johnson, D.M. The “phantom anesthetist” of Mattoon: A field study of mass hysteria. J. Abnorm. Soc. Psychol. 1945, 40, 175–186 [Google Scholar] [CrossRef]
  35. Small, G.W.; Nicholi, A.M. Mass hysteria among schoolchildren. Early loss as a predisposing factor. Arch. Gen. Psychiatry 1982 39, 721–724. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  36. Lovgen, S. Behind the 1938 Radio Show Panic of “War of the Worlds”; National Geographic: Washington, DC, USA, 2005.[Google Scholar]
  37. Boissoneault, L. How a Soap Opera Virus Felled Hundreds of Students in Portugal. Available online: https://www.smithsonianmag.com/history/how-soap-opera-virus-felled-hundreds-students-portugal-180962383/ (accessed on 15 January 2021).
  38. Flight From Dubai Carrying Dozens of Sick Passengers Was Quarantined in New York. Available online: https://www.buzzfeednews.com/article/carolinekee/sick-passengers-emirates-flight-dubai-nyc-quarantine (accessed on 15 January 2021).
  39. Colloca, L. Nocebo effects can make you feel pain. Science 2017, 358, 44. [Google Scholar]
  40. Berezow, A. The Man Who Overdosed on Placebo. Available online: https://www.acsh.org/news/2018/04/23/man-who-overdosed-placebo-12871(accessed on 15 January 2021).
  41. Coronavirus: Could Reading about the Pandemic Cause Harm? Available online: https://theconversation.com/coronavirus-could-reading-about-the-pandemic-cause-harm-135585 (accessed on 15 January 2021).
  42. Gandal, K. Scaring Ourselves to Death. Available online: https://www.aier.org/article/scaring-ourselves-to-death/?s=09 (accessed on 15 January 2021).
  43. Lăzăroiu, G.; Horak, J.; Valaskova, K. Scaring Ourselves to Death in the Time of COVID-19: Pandemic Awareness, Virus Anxiety, and Contagious Fear. Linguist. Philos. Investig. 2020, 19, 114–120.[Google Scholar]
  44. Bartholomew, R.E.; Victor, J.S. A Social-Psychological Theory of Collective Anxiety Attacks: The “Mad Gasser” Reexamined. Sociol. Q. 2004, 45, 229–248. [Google Scholar] [CrossRef]
  45. Slovic, P. Perception of risk. Science 1987, 236, 280–285. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  46. Follert, F.; Daumann, F. Gefahrenwahrnehmung und Politische Entscheidungen. Available online: http://wirtschaftlichefreiheit. de/wordpress/?p=27031 (accessed on 9 January 2021).
  47. Madness. Available online: https://lockdownsceptics.org/covid-madness-and-no-end/ (accessed on 15 January 2021).
  48. Burke, T.; Berry, A.; Taylor, L.K.; Stafford, O.; Murphy, E.; Shevlin, M.; McHugh, L.; Carr, A. Increased Psychological Distress during COVID-19 and Quarantine in Ireland: A National Survey. J. Clin. Med. 2020, 9, 3481.  [Google Scholar] [CrossRef]
  49. Czeisler, M.; Lane, R.I.; Petrosky, E.; Wiley, J.F.; Christensen, A.; Njai, R.; Weaver, M.D.; Robbins, R.; Facer-Childs, E.R.; Barger, L.K.; et al. Mental Health, Substance Use, and Suicidal Ideation During the COVID-19 Pandemic—United States, June 24–30, MMWR Morb. Mortal. Wkly. Rep. 2020, 69, 1049–1057. [Google Scholar] [CrossRef]
  50. Pollard, M.S.; Tucker, J.S.; Green, H.D. Changes in Adult Alcohol Use and Consequences During the COVID-19 Pandemic in the US. JAMA Netw. Open 2020, 3, e2022942. [Google Scholar] [CrossRef]
  51. Ioannidis, J. Infection fatality rate of COVID-19 inferred from seroprevalence data. Bull. World Health Organ. 2021, 99, 19F–33F.  [Google Scholar] [CrossRef]
  52. Centers for Disease and Control Prevention. Pandemic Planning Scenarios. 2020. Available online: https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/hcp/planning-scenarios.html (accessed on 15 January 2021).
  53. Worldometers. Coronavirus. Available online: https://www.worldometers.info/coronavirus/?utm_campaign=homeADemocracynow(2020)%20dvegas1? (accessed on 22 January 2021).
  54. WHO´s Global Health Estimates. The Top 10 Cases of Death. 2020. Available online: https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/the-top-10-causes-of-death(accessed on 15 January 2021).
  55. Rozin, P.; Royzman, E.B. Negativity Bias, Negativity Dominance, and Contagion. Pers. Soc. Psychol. Rev. 2001, 5, 296–320.[Google Scholar] [CrossRef]
  56. Shoemaker, P.J. Hardwired for News: Using Biological and Cultural Evolution to Explain the Surveillance Function. J. Commun.1996, 46, 32–47.  [Google Scholar] [CrossRef]
  57. Mineka, S.; Kelly, K.A. The Relationship between Anxiety, Lack of Control and Loss of Control; John Wiley & Sons: Oxford, UK, 1989;pp. 163–191. [Google Scholar]
  58. Bon, G.L. The Crowd; F. Unwin: London, UK, 1895. [Google Scholar]
  59. Turner, R.H. Collective behavior. In Handbook of Modern Sociology; Faris, R.E.L., Ed.; Rand McNally: Chicago, IL, USA, 1964.[Google Scholar]
  60. 10 Tools for Dealing with Mass Fear. Available online: https://www.psychologytoday.com/us/blog/wander-woman/202003/10-tools-dealing-mass-fear (accessed on 15 January 2021).
  61. Mises, L.V. Liberalism: The Classic Tradition; Foundation for Economic Education: New York, NY, USA, 2005.[Google Scholar]
  62. Mises, L. Human Action; Ludwig von Mises Institute: Auburn, AL, USA, 1998.[Google Scholar]
  63. Marquart, A.; Bagus, P. Wir Schaffen das Alleine; FBV: München, Germany, 2017.[Google Scholar]
  64. Bagus, P. The Tragedy of the Euro. Indep. Rev. 2011, 15, 563–576.[Google Scholar]
  65. Bagus, P. The Tragedy of the Euro; Terra Libertas: Eastbourne, UK, 2011.[Google Scholar]
  66. Hayek, F.A. The meaning of competition. Econ. J. Watch 2016, 13, 359–372.[Google Scholar]
  67. Hayek, F.A.V. Der Wettbewerb als Entdeckungsverfahren; Inst. für Weltwirtschaft: Kiel, Germany, 1968.[Google Scholar]
  68. Olson, M. Logic of Collective Action; Harvard University Press: Cambridge, MA, USA, 2009.[Google Scholar]
  69. Hayek, F.A. Law, Legislation and Liberty; Routledge: London, UK, 2012.[Google Scholar]
  70. Hayek, F.A. The Constitution of Liberty; University of Chicago Press: London, UK, 2011; Volume 17 [Google Scholar]
  71. Covid and Constitutional RoadKil. Available online: https://www.vunela.com/10-tools-for-dealing-with-mass-fear/ (accessed on 15 January 2021).
  72. Bagus, P. The Eurosystem. In Institutions in Crisis; Howden, D., Ed.; Elgar: London, UK, 2011; pp. 117–141.[Google Scholar]
  73. Nozick, R. Anarchy, State, and Utopia; Basic Books: New York, USA, 2013.[Google Scholar]
  74. Pietrabissa, G.; Simpson, S.G. Psychological Consequences of Social Isolation During COVID-19 Outbreak. Front. Psychol. 2020, [CrossRef] [PubMed][Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  75. Kim, S.-W.; Su, K.-P. Using Psychoneuroimmunity against COVID-19. Brain Behav. Immun. 2020, 87, 4–5. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  76. Book, J. The ’Rona Squeeze and a Swedish Hip-Hopper. Available online: https://www.aier.org/article/the-rona-squeeze-and-a-swedish-hip-hopper/(accessed on 3 November 2020).
  77. Rothbard, M. Anatomy of the State; Ludwig von Mises Institute: Auburn, AL, USA, 2009. [Google Scholar]
  78. Janis, I.L. Victims of Groupthink; Houghton: Boston, MA, USA, 1972.[Google Scholar]
  79. Chaudhry, R.; Dranitsaris, G.; Mubashir, T.; Bartoszko, J.; Riazi, S. A country level analysis measuring the impact of government actions, country preparedness and socioeconomic factors on COVID-19 mortality and related health outcomes. EClinicalMedicine 2020, 25, 100464. [CrossRef][Google Scholar] [CrossRef]
  80. Kuhbandner, C.; Homburg, S.; Walach, H.; Hockertz, S. Was Germany’s Corona lockdown necessary? Advance 2020, preprint.[Google Scholar]
  81. Asch, S.E. Effects of Group Pressure on the Modification and Distortion of Judgments; Documents of Gestalt Psychology; University of California Press: Berkeley, CA, USA, 2020; pp. 222–236.[Google Scholar]
  82. Szanto, T. Collaborative Irrationality, Akrasia, and Groupthink: Social Disruptions of Emotion Regulation. Front. Psychol. 2017, 7,  [Google Scholar] [CrossRef]
  83. Boss, L.P. Epidemic Hysteria: A Review of the Published Literature. Epidemiol. Rev. 1997, 19, 233–243. [Google Scholar] [CrossRef]
  84. Huerta de Soto, J. El virus más letal. Procesos Merc. Rev. Eur. Econ. Política 2020, 17, 439–441. [Google Scholar]
  85. News Media Incentives, Coverage of Government, and the Growth of Government. Available online: https://www.jstor.org/stable/24562196 (accessed on 15 January 2021). 
  86. Sheares, G.; Miklencicova, R.; Grupac, M. The Viral Power of Fake News: Subjective Social Insecurity, COVID-19 Damaging Misinformation, and Baseless Conspiracy Theories. Linguist. Philos. Investig. 2020, 19, 121–127.[Google Scholar]
  87. Dong, M.; Zheng, J. Letter to the editor: Headline stress disorder caused by Netnews during the outbreak of COVID-19. Health expectations. Int. J. Public Particip. Health Care Health Policy 2020, 23, 259–260. [Google Scholar] [CrossRef] [PubMed]
  88. Stosny, S. Overcoming Headline Stress Disorder. Available online: https://www.psychologytoday.com/us/blog/anger-in-the-age-entitlement/201703/overcoming-headline-stress-disorder (accessed on 20 January 2021).
  89. Sahu, M.K.; S’ingh, S.; Singh, L.K. Role of Media in Outcome of Mass Hysteria: A Comparative Study. Int. J. Res. Health Sci. 2015, 3, 457–459.[Google Scholar]
  90. Keles, B.; McCrae, N.; Grealish, A. A systematic review: The influence of social media on depression, anxiety and psychological distress in adolescents. Int. J. Adolesc. Youth 2019, 25, 79–93.  [Google Scholar] [CrossRef]
  91. Rosenthal, E. It’s Time to Scare People About Covid. Available online: https://search.proquest.com/docview/2467540072 (accessed on 20 January 2021).
  92. Sacerdote, B.; Sehgal, R.; Cook, M. Why Is All COVID-19 News Bad News? NBER: Cambridge, MA, USA, 2020.  [Google Scholar] [CrossRef]
  93. YouTube Will Take Down Misinformation about COVID-19 Vaccinations. Available online: https://mashable.com/article/youtube-coronavirus-vaccine-misinformation-ban/ (accessed on 20 January 2021).
  94. The Decimal Point that Blew Up the World. Available online: https://www.aier.org/article/the-decimal-point-that-blew-up-the-world/ (accessed on 20 January 2021).
  95. Brown, R.B. Public Health Lessons Learned From Biases in Coronavirus Mortality Overestimation. Disaster Med. Public Health Prep. 2020, 14, 364–371.  [Google Scholar] [CrossRef]
  96. Huerta de Soto, J. Anarchy, God, and Pope Francis. Procesos Merc. 2018, 15, 337–349.[Google Scholar]
  97. Iverach, L.; Menzies, R.G.; Menzies, R.E. Death anxiety and its role in psychopathology: Reviewing the status of a transdiag-nostic construct. Clin. Psychol. Rev. 2014, 34, 580–593. [Google Scholar] [CrossRef]
  98. Kuehnelt-Leddihn, E.V. The Menace of the Herd or Procrustes at Large; Bruce: Milwaukee, WI, USA, 1943.[Google Scholar]
  99. Gill, A.; Lundsgaarde, E. State Welfare Spending and Religiosity. Ration. Soc. 2004, 16, 399–436.  [Google Scholar] [CrossRef]
  100. Green, M.; Elliott, M. Religion, Health, and Psychological Well-Being. J. Relig. Health 2009, 49, 149–163. [Google Scholar] [CrossRef]
  101. Bundesinnenministerium. Wie Wird Covid 19 unter Kontrolle Bekommen. Available online: https://www.bmi.bund.de/SharedDocs/downloads/DE/veroeffentlichungen/2020/corona/szenarienpapier-covid19.html (accessed on 20 December 2020).
  102. Brain’s Fear Centre Has Built-in Suffocation Sensor. Available online: https://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091125134651.htm (accessed on 20 December 2020).
  103. McNally, R.J. Anxiety sensitivity and panic disorder. Biol. Psychiatry 2002, 52, 938–946. [Google Scholar] [CrossRef]
  104. Klein, D.F. False Suffocation Alarms, Spontaneous Panics, and Related Conditions: An Integrative Hypothesis. Arch. Gen. Psychiatry 1993, 50, 306–317. [Google Scholar] [CrossRef]
  105. Gottfried, P.E. Multiculturalism and the Politics of Guilt; University of Missouri Press: Columbia, MI, USA, 2004.[Google Scholar]
  106. Mencken, H.L. Defense of Women; Garden City Publ. Co.: Garden City, NY, USA, 1922. [Google Scholar]
  107. Robin, C. Fear: The History of a Political Idea; Oxford Univ. Press: Oxford, UK, 2004.[Google Scholar]
  108. Skoll, G.R. Social Theory of Fear: Terror, Torture, and Death in a Post-Capitalist World; Palgrave Macmillan: London, UK, 2011.[Google Scholar]
  109. Stearns, P.N. American Fear: The Causes and Consequences of High Anxiety; Routledge: London, UK, 2006.[Google Scholar]
  110. Mausfeld, R. Angst und Macht; Westend: Frankfurt, Germany, 2019; pp. 14–15.[Google Scholar]
  111. Friedman, B.H. Managing Fear: The Politics of Homeland Security. Polit. Sci. Q. 2011, 126, 77–106. [Google Scholar] [CrossRef]
  112. Terrorized by ‘War on Terror’. Available online: https://www.cair.com/cair_in_the_news/zbigniew-brzezinski-terrorized-by-war-on-terror/ (accessed on 20 December 2020).
  113. Furedi, F. Culture of Fear Revisited: Risk-Taking and the Morality of Low Expectation: Continuum Compact; Continuum International Publishing Group: London, UK, 2006.[Google Scholar]
  114. Glassner, B. The Culture of Fear; Basic Books: New York, NY, USA, 2018. [Google Scholar]
  115. Higgs, R. Fear: The Foundation of Every Government’s Power. Indep. Rev. 2006, 10, 447–466.[Google Scholar]
  116. Hoppe, H. Hoppe on the Lockdowns! Available online: https://mises.org/wire/hoppe-lockdowns (accessed on 26 January 2021).
  117. Rothbard, M.N. Man, Economy, and State with Power and Market; Ludwig von Mises Institute: Auburn, AL, USA, 2009.[Google Scholar]
  118. Hoppe, H.-H.A. Theory of Socialism and Capitalism; Ludwig von Mises Institute: Auburn, AL, USA, 1989. [Google Scholar] [CrossRef]
  119. Mises, L.V. Bureaucracy; Yale University Press: New Haven, CT, USA, 1944.[Google Scholar]
  120. Ferrero, B. The fatal deceit of public policy: Can Austrian and Public Choice economics complement each other? Procesos Merc. Rev. Eur. Econ. Política 2020, 17, 327–350.[Google Scholar]
  121. Maor, M. Policy overreaction. J. Public Policy 2012, 32, 231–259. [Google Scholar] [CrossRef]
  122. Maor, M. Policy overreaction styles during manufactured crises. Policy Politi. 2020, 48, 523–539. [Google Scholar] [CrossRef]
  123. Sánchez-Bayón, A. Sociología del Poder: Relaciones Institucionales en el Sector Público y con Actores Sociales; Editorial Sindéresis: Porto, Portugal, 2019. [Google Scholar]
  124. Sánchez-Bayón, A. Renovación del pensamiento económico-empresarial tras la globalización: Talentism & Happiness Economics. Bajo Palabra 2020, 24. [ [Google Scholar] [CrossRef]
  125. Sánchez-Bayón, A. American identity crisis: Attack to American civil religion & trans-Westerness risk? Cogito 2019, 11, 23–51.[Google Scholar]
  126. Sánchez-Bayón, A.; Garcia De Quevedo, G.C.; Fuente, C. American cultural History under the religious factor: Americaness troubles and its veils. Cauriensia Rev. Anu. Cienc. Ecles. 2017, 12. [Google Scholar] [CrossRef]
  127. Sánchez-Bayón, A. Estudio de la idiosincrasia estadounidense desde su Teología política y Ciencias Eclesiásticas. Estud. Ecles. 2018, 93, 165–204. [Google Scholar]
  128. Meunier, T.A.J. Full lockdown policies in Western Europe countries have no evident impacts on the COVID-19 epidemic. MedRxiv [Google Scholar] [CrossRef]
  129. Bjørnskov, C. Did Lockdown Work? An Economist’s Cross-Country Comparison. SSRN Electron. J. 2020. [Google Scholar] [CrossRef]
  130. Ioannidis, J. A fiasco in the making? As the coronavirus pandemic takes hold, we are making decisions without reliable data. STAT, 17 March 2020.[Google Scholar]
  131. Bendavid, E.; Oh, C.; Bhattacharya, J.; Ioannidis, J.P. Assessing Mandatory Stay-at-Home and Business Closure Effects on the Spread of COVID-19. Eur. J. Clin. Investig. 2021, e13484. [Google Scholar] [CrossRef]
  132. Altman, M. Smart Thinking, Lockdown and COVID-19: Implications for Public Policy. J. Behav. Econ. Policy 2020, 4, 23–33.  [Google Scholar]
  133. Tucker, J. Your Trauma and Mine: A Retrospective on 2020. Available online: https://www.aier.org/article/your-trauma-andmine-a-retrospective-on-2020/ (accessed on 26 January 2021).
  134. Inglesby, T.V.; Nuzzo, J.B.; O’Toole, T.; Henderson, D.A. Disease Mitigation Measures in the Control of Pandemic Influenza. Biosecur. Bioterror. Biodef. Strategy Pract. Sci. 2006, 4, 366–375. [Google Scholar] [CrossRef]
  135. Henderson, D.A.; Courtney, B.; Inglesby, T.V.; Toner, E.; Nuzzo, J.B. Public Health and Medical Responses to the 1957-58 Influenza Pandemic. Biosecur. Bioterror. Biodef. Strategy Pract. Sci. 2009, 7, 265–273. [Google Scholar] [CrossRef]
  136. Janaskie, A.; Gartz, M. What They Said About Lockdowns Before 2020. Available online: https://www.aier.org/article/what-they-said-ab (accessed on 26 January 2021).